Uzun, uyanılması çok zor bir kâbustu bu herkes için. İnsanların hayat maratonlarının bir döneminde de olsa enselerinden yakalandığı, vicdani buhrana süreklendiği bir kâbus. Elbette benim de yolum kesişmişti onlarla.

İslam; ana- baba hakkı diyordu ,onlar anayı babayı yığıp gidiyorlardı komplo teorilerinin başlangıç yerlerine, İslam; komşu hakkı diyordu selam vermiyorlardı bile komşularına zira yüksek frekanstaki hizmet işlerinde komşuya ayırılacak vakit yoktu. Adaletsizlik alenî olmuş itaat adı altında yapılıyordu. Alternatif bir İslam modeliydi sanki.

Ben ise deli saçması dayatmalarına boyun eğmeyip, sorguluyor ve onların hiç yapmadığı ,zenginin değil fakirin yanında oluyordum. Bu yadsınır bir durumdu onlar için. Özellikle üniversite hayatım boyunca türlü entrikalarla canımı çok acıtmışlardı. Ama bırakıp gidemiyordunuz ki, bu insanlar genç yaşta umre yapmış bir Allah deyince ağızlarından bin Allah çıkan, riyalarını çözmenin imkânı olmadığı insanlardı.

Attıkları her tokatta yine onların sinesinde buluyordum kendimi. Hücrelere yaydıkları virüs öyle bir şeydi ki uyuşuyordu insan, muhakeme yapma fırsatı vermiyorlardı, ne zaman sorgulasan yeni şefkat tokatı kurguları yapıyorlardı. Tiyatroya aşinalıkları taa o dönemdendi.

Yıllar önce, ipleri tamamen koparıp , pırangaları kırmadan önce şöyle demiştim. “Bu kadar riya, yalan ve iftira dinsizlerde dahi yok. Allah bu cemaate öyle bir musibet verecek ki şaşıracaksınız.” Sonradan bunu nasıl öngördüğümü soran arkadaşlara , onlarla azıcık teşrik-i mesaide bulunan herkesin bunu tahmin edebileceğini söyledim.

Onları tanıyan Latif Erdoğan gibi Ahmet Keleş abi gibi bu cemaatin ne kadar tehlikeli olduğunu uzun yıllardır anlatıyorum. Oyunu çözüp , özgür olmak Sadece Allah ve resulüne ait olduğunu bilmek inanılmaz bir hazdı benim için. Onlar için Yahudi kaynaklı dedim. Masonlara hizmet ediyor dedim , her şey beklenir dedim. Dedim de dedim…

Şimdi tehlikeyle burun buruna geldik ,bu tehlike, destan yazdırdı bize. 15 Temmuz gecesi TRT spikerini duyduğumda kanım dondu. Neyle karşılaşacağımı bilmiyordum sokakta çatışma mı var vuruşma mı. Öyle ki geç kalırım diye ,(yatsı namazının sadece farzını kılıp şayet ölürsem namazsız olmayayım diye) kendimi dışarıya attım. Birliğe dair tam da ümitlerin kesildiği anda , bir etti bizi tuzaklar. Silkindik, kendimize geldik, güçten bir duvar ördük zalime ,öyle ya kaybedeceğimiz ne vardı , vatan ise candan evlaydı.

Milyarlarca Elhamdülillah El Hakem olan Allah’a ki hakkı batıldan ayırdı.

Dua dua yakarmalıyız Rab’bime ki sinsî planları hiçbir zaman yerini bulmasın.

Vesselam.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek veya küfürlü yorumlarınız yayınlanmaz. Yayınlanan yorumlardan yorumu yapan üye veya ziyaretçiler sorumludur.
Avatar
Fadime 8 ay önce

Tespitlerin çok doğru Ayla hocam.......
Yazının devamını bekliyoruz

Avatar
bülent demir 7 ay önce

Hocam yazılarınız çok güzel, ama daha sık yazsanız...

Avatar
fikrye 8 ay önce

ne de güzel anlatmışsınız hocam düşüncelerime ayna olmuşsunuz.kaleminize sağlık.

Avatar
o nedi gız 7 ay önce

süper

banner313

banner312