Hukukla meşgul olanlar iyi bilirler ki, bir dava sonuçlanmasına rağmen ileriki bir tarihte dava sonucunu etkileyen bir delil veya durum ortaya çıkarsa dava yeniden görülür. Hukukta buna “ i adei mahkeme” denmektedir. İ adei mahkeme hakkın yerini bulması veya mağduriyetin giderilmesi için zorunludur.

Bu hukuki gerekçenin bazı konularda verilen eski tarihli fetvalar için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Bilindiği gibi, bireylere ve topluma birçok zarar veren bir sigara illeti var. Sigaranın insan hayatına girişi bir hayli eski bir tarihe dayanıyor. Sigara hakkında ayet yada hadis olmadığı için bu konudaki verilen fetva İslâm alimlerince “ edille i şeriyyeye” (Kitap-sünnet-icmai ümmet-kıyası fukaha) göre o zamanki delillere dayanarak sigaranın “ tahrimen mekruh” olduğuna karar verilmiş.O zamanın bilgi ve delillerine göre karar doğru.Ancak,günümüzde sigara içinde 3000 değişik zehir olduğu,insanları zehirlediği ve birçok hastalığa neden olduğu artık ispatlandı.Dolayısıyla sigara hakkında yeni deliller ortaya çıktı.Bu delilerin sonucu olarak, sigara hakkında verilen fetvanın da yenilenmesi gerekmektedir. Eğer fetva yenilenmezse insanlar kendilerini “ nasılsa haram değil,kullanabilirim” şeklinde kandırmaya ve gerek kendilerini gerekse yakın çevrelerini zehirlemeye devam edecekler.

Fetvaya yakından bakacak olursak, sigara içme eylemi içinde dinimizce yasaklanan üç haramın olduğunu rahatlıkla görebiliriz. İslâm dinine göre “israf” “kul hakkı” ve “insanın kendi sağlığına zarar vermesinin” haram olduğuna dair birden çok ayet ve hadis vardır. Bu kesin bilgiler ışığında sigarayı incelersek; sigaranın bir gıda değeri olmadığı ve vücudun sigaraya ihtiyacı olmadığı genel kabul görmüş doğrulardır. Bu nedenle sigaraya para vermek paranın israfıdır. Ben paramı yaksam insanlar kesin bana deli derler.Sigaraya para verip onu yakıp savurmakta aynı şeydir.. Dolayısıyla sigaradaki birinci haram israf yönüdür.

Bilindiği gibi kul hakkı sadece maddi konuları kapsamıyor.İnsanları rahatsız eden,onlara zarar veren her hareket kul hakkıdır. Bu açıdan bakıldığında,bir insanın ağzına ve üzerine sinen pis sigara kokusuyla uzak veya yakın tüm insanları rahatsız etmesi kul hakkıdır. Düşünsenize, sigara içen bir insan o pis kokuyla eşine yıllarca eziyet etmiyor mu? Eşiniz, belki evde huzursuzluk çıkmasın, yuvam dağılmasın düşüncesiyle sizin eziyetinize bu dünyada katlanabilir. Ama, öbür dünyada sizden o haklarını alacaktır. Çocuğuna harçlık vermeyen birçok insan sigaraya gelince hiç para esirgemiyorlar buda kul hakkıdır. Dolayısıyla sigardaki ikinci haram kul hakkı yönüdür.

İslâm dinine göre insanın kendi sağlığını koruması vaciptir. Korumaması ise, vacibin tersi olarak haramdır. Beden, insan ruhunun bineğidir. Otomobilimizin bakımlarını yapmadığımız ve hor kullandığımız zaman bozulup hurdaya ayrıldığı gibi, bedenimize zarar veren şeyleri yapmaya devam edersek aynen otomobilde olduğu gibi hurdaya ayrılacağı kesindir. Otomobile gösterilen itinayı kendi vücuduna göstermeyen insanların akıllı olduğunu iddia etmek abesle iştigaldir. Elbette her insanın aklı vardır. Ama, aklı doğru ve rasyonel kullanmak ayrı bir maharettir. Kendi sağlığını korumayan insanlar haram işliyorlardır. Dolayısıyla sigaradaki üçüncü haram sağlığı korumamaktır.

Üçüncü haramla bağlantılı olarak dördüncü bir haramdan daha bahsedebiliriz ki oda, dolaylı bir intihar eylemidir. Sigaranın sağlığa zararlı olduğunu bile bile içmeye devam etmek insanın intihar etmesi manasına gelir. İntihar yüce dinimizce haramdır. İntihar etmekle cinayet işlemek eşdeğer günahlardandır. İnsanın kendisini zehirlemesi dolaylı bir intihar yöntemidir.

Sigaranın “tahrimen mekruh” olduğunu kabul etsek bile,bu sigaranın içilebileceği anlamına gelmez.Haramla tahrimen mekruh arasında ince bir çizgi vardır.Her ikisi de günahtır.Haramın cezası 100 günahsa, tahrimen mekruhun cezası da 90 günahtır.Yani,tahrimen mekruh olan şeyler mübah değildir.Onunda ceza puanı vardır.Kaldı ki, bu imtihan dünyasında imtihanı kazanmak için bırakın tahrimen mekruhu tenzihen mekruh şeylerden bile azami derecede kaçınmak gerekir.Müslüman günahtan, yılandan korkar gibi korkmalıdır.

Bu yazıyı okuyanlardan bir kısmı bana kızacaktır. Sen fetva makamı mısın? Diyenler çıkacaktır. Ben fetva makamı değilim elbette. Ama,doğruları söylemek,fikir beyan etmek de en doğal hakkımdır. Ben sigaranın haram olduğuna inanıyorum. Birileri çıkıp haram olmadığını ispatlarsa oda kabulümdür. Yukarıda,değindiğim gibi, haramla tahrimen mekruh birbirine çok yakın ceza puanına sahiptir. Gelin kendimizi daha fazla kandırarak hayatımızı tehlikeye atmayalım ve daha fazla kul hakkına girmeyelim. Bilindiği gibi, kul haklarına Cenabı Allah karışmıyor. Yani kul hakları af kapsamına girmiyor. Sigarasız daha sağlıklı günler diliyorum. Dost acıda olsa gerçeği söyleyendir.

Avatar
Adınız
Haber Yorumları
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek veya küfürlü yorumlarınız yayınlanmaz. Yayınlanan yorumlardan yorumu yapan üye veya ziyaretçiler sorumludur.
Avatar
elbistanlı 2017-10-16 21:55:25

yazılarınızı beğenerek okuyan birisi olarak aslında daha öncedende kafama takılan bir soruyu müsadenizle size sormak istiyorum.sigara içmenin israf olduğundan dolayı haram olduğunu belirtmişsiniz.peki normalde bir ,insan günde üç- beş bardak çay içerken ben bir çay tiryakisi olarak günde 20 bardak çay içiyorum,bu kadar fazla çay içmem gereği yokken yapılan bir tüketim olarak israf noktasında harammıdır?yok eğer değilse o zaman tüketim noktasında sigara ile arasında israf bakımından bir fark varmıdır?

Avatar
Kadir Şahin 2017-11-01 22:38:24

"Elbistanlı" adlı okurumuz.Güzel bir soru.Bu soru beni aşar.Bu konuda fetva veremem.Ancak, bir insanın doyduğu halde yemeye ve içmeye devam etmesinin haram olduğunu belirten bir hadis görmüştüm.

banner362

banner363