Ermeni soykırımı, bazı tarihçilerin Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye’nin 1915 yılında Anadoluda yaşayan Ermenilere karşı bir yok etme harekâtı ve soykırım yaptığı yönündeki iddialarıdır. 1915 yılında gerçekleşen Ermeni Tehcirinin Doğu Anadolu’daki Ermeni toplumunu yok etme amaçlı olduğu ve 1 milyondan fazla Ermeni’nin öldürüldüğü öne sürülmüştür.

24 Nisan Ermenistan’da ermeni soykırımını anma günü olarak tarih de ki yerini almıştır.  Ermeni soykırım iddialarının(1915)  100 yılına tekabül eden şu günler oldukça hararetli geçmeye başlamıştır. Bütün bunlara ek olarak Avrupa parlamentosunda ermeni soykırımının kabul edilmiş olması ve ABD senatosunda da ermeni soykırım iddiasının görüşülecek olması bu konunun gündemimizde fazlaca yer etmese yeterli olmuştur.

Sizlere değer verdiğim bir ağabeyimle olan sohbetimizden ve aldığımız öğütlerden yola çıkarak bir şeyler aktarmak istiyorum. Ağabeyimiz, bizim sadece yıldönümüne yaklaşan aylarda Ermeni sorununu gündeme aldığımızı Ermenilerin ise soykırım iddialarını yılın her günü gündeminde tuttuklarından bahsetti. Bu politika Ermenilerin bir araya gelmesine ve birbirleri ile olan ilişkilerin kuvvetlenmesine neden olmuştur.

Osmanlı devleti yıllarca hoşgörü ile yaklaştığı, dini inançlarında serbest bıraktığı ve herhangi kısıtlama getirmediği halka neden yıllar sonra böyle bir girişimde bulunsun sorusunu soralım öncelikle Ermenilere.  1914 yılı Osmanlı nüfus sayımında 1 milyondan fazla Ermeni nüfusu olduğu, bunun yaklaşık 500 bini zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Bu döneme ait tüm devlet arşivleri işgal kuvvetlerince toplanıp İngiltere’ye götürüldüğü ve incelendiği halde herhangi bir suç delili bulunamadığı da tarihsel gerçektir. İşte bu nedenlerle soykırım iddiası kocaman bir tarihi yalandır.

Türkiye Cumhuriyeti olarak arşivlerin araştırılmasını önerdik. Dünya’da alanlarında uzman ve tarafsız tarihçilerin iki ülke arşivlerinde ermeni soykırım iddialarının araştırılmasını talep ettik fakat Ermenistan hükümeti bu çağrılara kulak asmamıştır. Kendileri de soykırımın iddialarının sadece iddia ’da olduğunun farkındalar ve bunu dışarıya yansıtmadan ülke içinde her gün soykırım iddialarının gerçekliğini savunarak ermeni halkını bir arada tutmaya çalışmaktadır. Bu politikalarında kendilerine göre de oldukça başarılıdır.

Türk halkı olarak Ermeni soykırım iddialarının gerçek olmadığını savunmaktayız. Aslında bunu yaparken gözden kaçırmakta olduğumuz önemli noktalar var. Soykırım iddialarının yıldönümü yaklaşmadan gündemimizi meşgul etmesine izin vermiyoruz. En son 24 Nisan 2014 tarihinde gündemimizde olan soykırım iddiası 25 Nisan sabahı gündemimizdeki yerini daha önemli(!) konulara bırakarak 2015 yılı Şubat-Mart aylarına kadar terk etmiştir. Buna nazaran Ermenistan’da 25 Nisan sabahı yapılan ilk iş gelecek Nisan ayında ki soykırımı anma gününe kadar bu iddiaları daha geniş bir kütleye yaymaktır. Bu örnekleri göz önüne aldığımızda tüm Dünya’nın soykırım iddiasında hangi devlete inanacağı sorusu hemen cevap bulmaktadır. Ermenistan’da her birey soykırım iddiasına inanmış ve inandırmaya hazır durumdadır. Ülkemizi ele aldığımızda Ermeni soykırım iddialarının ne olduğu konusunu bilmeyen bireylerimiz oldukça fazla durumdadır. Bilmediğimiz, inanmadığımız bir konuda tüm Dünya’yı nasıl inandıralım(!).

Okuyan, araştıran ve bilinçli bireylere sahip olduğumuz zaman ermeni soykırım iddialarını sadece iddia olduğunu tüm dünyaya kanıtlayacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Avatar
Adınız
Haber Yorumları
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek veya küfürlü yorumlarınız yayınlanmaz. Yayınlanan yorumlardan yorumu yapan üye veya ziyaretçiler sorumludur.