Allah (c.c) bilinmeyi arzu ettim ve insanları yarattım buyuruyor. Bu amaçla,yarattığı kullarının kendisini bilmesini sağlamak için ilk peygamber Adem (as)’dan itibaren  insanlara peygamberler ve kitaplar göndermeye devam etmiş ve ahir zaman peygamberi  Muhammed Mustafa(sav) ile tüm insanların dini yaşayarak dünyevi ve uhrevi mutluluğa kavuşmalarını sağlamak için son ve mükemmel din İslâmiyeti kemale erdirmiştir.

                Şu bilinmelidir ki, insanlardan hiç kimse islâm dinini yaşamasa Allah(c.c)’ın şanına leke gelmez. Tüm insanlar islamiyeti yaşasa onun şanında artış olmaz. Gönderilen tüm peygamberler ve tüm kitaplar insanlar içindir. Din, Allah (c.c)’ın insanlara tavsiye ettiği hayat nizamıdır.Dinin kurallarını Allah(c.c) kor. Peygamberlerin dahi kural koyma yetkisi yoktur.

                Allah (c.c) tüm kullarının islâm dinini yaşayarak dünya imtihanını kazanmasını ve cenneti hak etmesini arzu ediyor. Kullarına “Müslüman olarak can verin” diyor. Müslüman olarak can vermenin yolu, islâmiyeti bilerek,taviz vermeden ve bit’atlara düşmeden, takvaya sarılarak yaşamaktan geçmektedir.

                Cenabı Allah insanlara, tanışasınız diye sizi kavimler(ırklar) halinde yarattık buyuruyor.  Allah (c.c) bizleri farklı ırklar şeklinde yaratmış fakat hiçbir ırkı diğerine üstün kılmamıştır. İnsanlar arasında şüphesiz üstünlük vardır. Üstünlük takvadan ve ilimden kaynaklanmaktadır. Kimin ilmi daha fazla ve ilmini yaşantısına uygulayabiliyorsa o insan, dini eksik yaşayanlardan daha üstündür.

Dolayısıyla insanların en üstünleri peygamberlerdir.Daha sonra,peygamberlerin hayatını olduğu gibi yaşamaya çalışan veliler gelmektedir. Ne Kuranı kerimde,ne hadislerde,ne sünnetlerde her hangi bir ırkın üstünlüğüne dair bir bilgi yoktur.Buna rağmen,Osmanlının yıkılma döneminde. Müslümanlar arasında tefrika çıkartarak parçalanmayı hızlandırmak isteyen Siyonistler “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü uydurmuşlar bazı dini bilgisi eksik insanlar, bu sözü kendilerine şiar edinerek sahiplenmişlerdir.

                Bir Müslüman kendi kardeşlerini,akrabalarını, dindaşlarını,vatanını ve milletini elbette sevecek ve koruyacaktır.Bir hadisi şerifte, “Vatan sevgisi,imandandır” buyrulmaktadır. Fakat, sevgi ile bir ırkı üstün görmeyi çoğu zaman karıştırıyoruz. Bir ırkın diğer ırklardan üstün olduğu düşüncesi sadece bir varsayımdır. Varsayımlar ispatlanabilir olmalıdır. Her hangi bir ırkın diğerlerinden üstün olduğunu savunan bir insan bunu ispatlamak zorundadır.Bir iddianın ispatı, hukuken de iddiacıya düşer.İspatlanamayan iddiaların peşinden gitmek cahillerin işidir.

                Malum olduğu üzere,Türk milleti ve İslâm alemi iç ve dış düşmanların saldırı altındadır. İçinde bulunduğumuz asırda Müslümanlar birlik ve beraberlik içinde olmak  orundadır. Müslümanların birlikteliğini tehdit eden üç olumsuz gelişme bulunmaktadır. Bunlar;
  1.                 Irkçılık
  2.                 Bölücülük
  3.                 Mezhepçilik
                Müslümanların birliği ve bütünlüğünü tehdit eden bu üç beladan şiddetle kaçınmak zorundayız. Böyle olması gerekirken,ilçemizde 12 Eylülden kalma ırkçılığın göstergesi olan Şardağı’ndaki  “Ne mutlu Türküm diyene” yazısı silindiği için ben şahsen sevinmiştim. Bu yazıyı tekrar ihya edenlere sormak gerekir. Bu yazıyı tekrar yazarak ilçemiz adına veya ülkemiz adına ne yarar bekliyorsunuz? Bilenler varsa lütfen cevap versinler. Bir başkası da, çıkıp Şardağ’ına  “Ne mutlu …… diyene” yazsa tepkiniz ne olur. Bu iki farklı iddianın hangisinin doğru olduğunu nasıl ispatlayacağız. Bu iddianın komikliğini aşağıdaki hikaye çok güzel ispatlıyor.

                Haç mevsiminde bir beyaz tenli hacı amca, belki de ilk defa görmüş olacak ki, zenci bir Müslümana tuhaf  tuhaf, küçümseyeci  bir bakışla bakıyor. Bu küçümseyici bakıştan rahatsız olan şuurlu zenci Müslüman diğerine söyle diyor. “Ne o, boyayı mı beğenmedin,yoksa boyacıyı mı?” Öbür Müslüman hatasına anlıyor diyecek bir şey bulamıyor ve mahcup oluyor. Bu çirkin yazıyı yazdıran kişiye yarın kıyamet gününde Cenabı Allah “Niçin yazdırdın?” dediğinde ne cevap verecek doğrusu merak ediyorum. Olayın ikinci tarafı, bu yazının maliyetini kim karşıladı? Eğer kamu kaynaklarıyla yapıldıysa orda millet hakkı da vardır.

                O çirkin yazının niçin yapıldığını tahmin edebiliyorum. Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde ki ihtiyaç türlerinden birisi de, “Aidiyet ihtiyacıdır” Aidiyet ihtiyacı kısaca, bir insanın, bir ailenin ferdi,bir ülkenin vatandaşı,bir takımın taraftarı,bir partinin üyesi olmak anlamına gelmektedir. İnsan yalnız başına Robinson gibi yaşayamaz. Bir insanın ailesinin olmadığını,kimsenin onunla arkadaşlık etmediğini,kimsenin dertlerini sormadığını düşünün. Ne zor bir durum değil mi? İşte insanlar böyle bir durumdan korunmak için olabildiğince farklı gruplarla ilişki içinde olarak sosyalleşmek ihtiyacını duyarlar.

                Buradan hareketle, bu yazının amacının geleceği kurtarmak için, farklı bir gruba üye olma çabası olarak görüyorum. Yani, A partisinden M partisine geçiş hazırlığı. Diğer deyişle, M partisinin üyelerine ben aslında sizdenim, geleceğimi sizin yanınızda görüyorum mesajı. Bu girişimi yanlış bulmuyorum. Partiler amaç değil; birer araçtır. İnsanlar parti değiştirebilirler. Yanlış olan seçim yatırımlarında kamu kaynaklarının kullanılmasıdır.Kamu kaynaklarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanan bir insandan ilçeye fayda beklemek abesle iştigaldir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek veya küfürlü yorumlarınız yayınlanmaz. Yayınlanan yorumlardan yorumu yapan üye veya ziyaretçiler sorumludur.
Avatar
Türk oğlu türk 3 ay önce

Ben mutlu Türk'üm sözünü siyonistler çıkarmadı. Ancak sizin gibiler türklüğü gururla söyleyemediği için siyonist kökenliler Türklük akımını kanımızdaki Türklüğü silmeye çalışıyor. Yapma!!! Biz Türküz. Ne mutlu türküm diyene… vatanımız Türk vatanı devletimiz Türk devleti. Allah devletimize, Türklüğümüze zeval vermesin

Avatar
Elbistanlı 3 ay önce

O yazıyı burası türkiye olduğu için yazılmış olamazmı evet kendi adıma türküm ve ne mutlu türküm diyene bundan neden bu kadar rahatsız oldunuz anlamadım ben türk olduğum için gururluyum ve türk olduğum için hiç bir müslümanıda küçük göremem nefsimden aşağısı yok derim ancak

Avatar
akın 3 ay önce

Ne diyecez Ne Mutlu Arabım Mı diyecez.Bu tip yazılar fetönün ekmeğine yağ sürer lütfen yapmayın ELBETTEKİ NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ.TÜRKLER SON ORDUSUDUR İSLAMIN.İSLAMA KİM SAHİP ÇIKIYOR SUUDİLER Mİ TABİKİDE TÜRKLER YANİ BİZLER.

Avatar
ülkücü 3 ay önce

Türklük bedenimiz
İslamiyet ruhumuz dur
Ruhsuz beden ceset gibi ' dir
Alparslan Türkeş
Varin siz yorumlayin

Misafir Avatar
Kadir Şahin 3 ay önce @ülkücü

Türkeş'in görüşüne katılıyorum.Aksini iddia etmiyorum zaten.Bazıları konuyu hala anlayamamış.Ülkenin tüm dağlarına o yazıyı yazalım.Ülkeye ne getirisi olacak? Beni eleştirenler bu soruya cevap veremiyorlarsa eleştirilerinde haksız oldukları ispatlanmış olmaktadır.

Beğenmedim! (1)
Avatar
Ahmet 3 ay önce

Katılıyorum, bu konuyu dillendirdiğiniz için Allah razı olsun. Irkçı Müslüman olmaz.

Avatar
Ahmet 3 ay önce

Gercekten güzel bir yazi olmuş.Sonuna kadar katiliyorum.Herkes irkini sever övebilir ama üstünluk takvadadir.Daga taşa yazmakla sloganla millet yücelmez.Millet kendi tankini silahini ucagini uretmekle yücelir.Gerçek hakiki milliyetçi iste odur o da Recep Tayyip ERDOĞAN

Avatar
Ahmet 3 ay önce

Ne mutlu almanim diyene ne mutlu ingilizim diyene ne mutlu arabim diyene ne mutlu rusum diyene böyle sacma sapan şeyleri kendini ezik hissedenler soyler.

Avatar
Kadir Şahin 3 ay önce

Ben beni eleştirenler kadar Türküm.Ben o yazının kime ne faydası var onu sorguluyorum.Bilenler faydalarını yazarlarda bilgilenmiş oluruz.

banner313

banner312